Anasayfa | iletisim | Kadromuz | Arama | Anketler | Sitene Makale Ekle | RSS Kaynağı | Editör olmak istermisiniz?

Arama


Gelişmiş Arama

Kuslarin Göçleri , Kuslarin Göç etmeleri

Kategori  Kategori : Hayvanlar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 86
Tarih  Tarih : 23 Nisan 2008 15:44

Meta Taglar:/

KUSLARIN GÖÇLERI

Kuran'da Allah, "Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açip kapayarak uçan kuslari görmüyorlar mi? Onlari Rahman (olan Allah)'dan baskasi tutmuyor. Süphesiz O, her seyi hakkiyla görendir." (Mülk Suresi, 19)

Ayetiyle, kuslara dikkat çekmektedir. Bu bölümde, özellikle göçmen kuslar ele alinmis, bunlarin göklerde ne denli mükemmel dengelerle yolculuk ettikleri ve vücutlarinin sahip kilindigi sistemler anlatilarak, Allah'in onlari "gökte tutmasi" ile ilgili sirlarinin ana hatlarina yerverilmistir.

Göç zamanini nasil belirliyorlar?

Kuslarin nasil ve neden göç etmeye basladiklari, "göç karari"ni neye dayanarak aldiklari yüzyillardir merak edilen bir konudur. Kimi bilim adamlari göçün nedenini mevsim degisikliklerine, kimileri de yiyecek arayisina baglarlar. Önemli olan, bu uzun mesafeli uçuslarin kendi bedenlerinden baska hiçbir korunmaya, teknik donanima ve güvenlige sahip olmayan bu hayvanlar tarafindan nasil gerçeklestirildigidir. Çünkü göç olayi yön bulma, gida depolama, uzun süre uçabilme gibi beceriler gerektirmektedir. Bu özelliklere sahip olmayan bir hayvanin birdenbire göç eden bir hayvana dönüsmesi mümkün degildir.

Bu konuya cevap vermek için yapilan deneylerden biri söyledir: Bahçe bülbülleri , isi ve isik gibi iç kosullari degistirilebilen bir laboratuvarda deneylere tabi tutulmustur. Içerideki kosullar disaridakilerden farkli olarak düzenlenmistir. Örnegin disarida kis mevsimi yasanirken, laboratuvarda bahar ortami saglanmistir, bunun üzerine kuslar içerideki sartlara göre vücutlarindaki düzenlemeleri yapmislardir. Ayni göç vaktinin yaklastigi zamanlarda yaptiklari gibi, yakit için yag depolamislardir.

Fakat kuslar, yapay mevsime göre kendilerini ayarlayip, erkenden göç edecekmis gibi hazirlansalar da, göç hareketine vaktinden önce girismemislerdir. Kuslar disaridaki mevsime uymuslardir. Bu sonuç kuslarin göçe baslama kararini mevsim sartlarini gözlemleyerek almadiklarinin bir ispatidir.

Peki kuslar göç vaktini neye dayanarak belirlerler? Bilim adamlari bu sorunun cevabini hala bulamamislardir. Bu nedenle, canlilarda, kapali bir ortamda zamanlama yapabilmeyi ve mevsim degisikliklerini ayirt edebilmeyi saglayan bir "iç saat"in var oldugunu düsünüyorlar. Ama, "kuslarin bir iç saati var, bu sayede göç vaktini anliyorlar" cevabi bilim disi bir cevaptir. Bu nasil bir saattir, vücudun hangi organina bagliolarak çalismaktadir ve nasil olusmustur? Bu saatin bozulmasi, geri kalmasi durumunda ne olur?

Ayni sistemin sadece tek bir göçmen kus için degil, bütün göç eden canlilar için geçerli oldugunu düsünürsek bu sorularin cevaplari daha da önem kazanir.

Bilindigi gibi göçmen kuslar ayni yerden göçe baslamazlar, çünkü her biri ayni yerde bulunmamaktadir. Çogu tür, önce belirli bir yerde toplanir, sonra hep birlikte göçe baslarlar. Peki bu zamanlamayi nasil yapmaktadirlar? Nasil olup da, kuslarin sahip olduklari kabul edilen "saat"ler, birbiriyle bu denli uyumludur? Bu denli düzenli bir sistemin kendi kendine olusmasi düsünülebilir mi?

Göç gibi planli bir hareketin kendi kendine olusmasi imkansizdir. Ayrica kuslarda ve göç eden diger tüm canlilarda ne çesitte olursa olsun bir saat yoktur. Göç eden bütün canlilar bunu her sene kendi belirledikleri zamanlarda yaparlar, ama bunu bir iç saate uyarak yamzalar. Bazi kisilerin iç saat olarak nitelendirdikleri sey; Allah'in bu canlilar üzerindeki kontrolüdür. Evrendeki hersey gibi göç eden canlilar da Allah'in emirlerine uymaktadirlar.



Enerji kullanimi

Kuslar uçmak için büyük bir enerji sarfederler. Bu yüzden de kara ve denizdeki tüm canlilardan daha çok yakita ihtiyaç duyarlar. Örnegin, 3.000 km.'lik Hawai-Alaska mesafesini katedebilmek için bir kaç gramlik "sarisalkim kusu", yolculugu boyunca 2.5 milyon kez kanat çirpmak zorundadir. Buna ragmen 36 saat gibi uzun bir süre havada kalabilmektedir. Bu yolculugu sirasindaki sürati ise saatte ortalama 80 km.dir. Bu kadar yorucu bir uçus sirasinda, kuslarin kanindaki asit miktari asiri derecede artar ve yükselen vücut isisi nedeniyle de kus bayilma tehlikesiyle karsi karsiya kalir. Bazi kuslar bu tehlikeyi karaya inerek engellerler. Peki engin denizlerin üzerinde göç etmekte olanlar nasil kurtulacaktir? Kus bilimciler bu durumda kuslarin kanatlarini mümkün oldugu kadar açip, kendilerini birakarak serinlediklerini gözlemlemislerdir.

Göçmen kuslarin metabolizmalari da, bu isi kaldiracak kadar güçlüdür. Örnegin göç eden en küçük kus olan "kolibri"nin vücudundaki metabolizma hareketi, bir filinkinden 20 kat daha fazladir. Kusun vücut sicakligi 62°C'ye ulasir.

Uçus teknikleri

Kuslar, böyle zorlu uçuslar için uygun bir tarzda yaratilmis olmalarinin yaninda, bir de elverisli rüzgarlardan faydalanmalarini saglayacak yeteneklerle donatilmislardir.

Örnegin leylek, yükselmekte olan ilik hava akimlariyla 2.000 metreye kadar çikar, ardindan kanat çirpmaksizin bir sonraki ilik hava akimina dogru süzülür.

Kus sürülerinin bir baska uçus teknigi ise "V" seklindeki uçustur. Bu sayede, önde giden kuvvetli ve büyük kuslar, karsi hava akimina karsi bir çesit kalkan olusturarak, daha zayif olanlarin islerini kolaylastirirlar. Uçak mühendisi Dietrich Hummel bu sekilde bir organizasyonun sürü genelinde % 23 tasarruf sagladigini ispatlamistir.Sicak hava dalgasi içinde yükselen kus, en yukari ulastiginda kendini asagi birakarak süzülür. Bu kusa büyük bir enerji tasarrufu saglamaktadir.

Sicak hava dalgasi içinde yükselen kus, en yukari ulastiginda kendini asagi birakarak süzülür. Bu kusa büyük bir enerji tasarrufu saglamaktadir.

Yüksek irtifada uçus

Göçmen kuslarin bir bölümü çok yüksek irtifada uçarlar. Örnegin kazlar 8.000 metre yükseklerde uçabilirler. Atmosferin, 5.000 metre de bile deniz seviyesine kiyasla % 63 daha az yogun oldugu hatirlandiginda kazlarin uçtugu yüksekligin ne denli akilalmaz oldugu anlasilmaktadir. Çünkü, atmosferin bu denli seyrek oldugu bir yükseklikte uçan kus, daha hizli kanat çirpmak ve dolayisiyla daha fazla oksijen bulmak zorundadir.

Ancak bu hayvanlarin cigerleri, yükseklerdeki oksijenden maksimum oranda faydalanabilecek sekilde yaratilmistir. Memeli hayvanlarinkinden farkli bir sekilde çalisan akcigerler, kuslarin seyrek havadan normalden fazla enerji almalarini saglar.

Mükemmel duyma yetenegi

Kuslar göçleri sirasinda hava olaylarina da dikkat ederler. Örnegin yaklasan bir firtinanin odagina girmemek için yollarini degistirirler. Kuslarin bu özelligini arastiranlardan ornitolog Melvin L. Kreithen bazi kuslarin atmosferde çok uzak mesafelere yayilan son derece küçük frekansli sesleri isittiklerini saptamistir. Bu sayede göçmen kus, bulundugu yerden çok uzaktaki bir dagin üzerinde patlayan firtinayi veya yüzlerce kilometre ileride, denizin üzerindeki gök gürültüsünü isitebilmektedir. Ayrica, kuslarin göç yollarini, hava sartlarinin genelde tehlikeli oldugu bölgelerden uzak tuttuklari da bilinmektedir.

Yandaki illustrasyon, kuslarin uçarken faydalandiklari 12 unsuru göstermektedir.
1-Günes
2-Zamanlama hissi,
3-Yildizlarin konumlari,
4-Ultraviyole isinlari,
5-Polarize isik,
6-Çok düsük frekansli sesler
7-Çok uzaklardan gelen dalga, gökgürültüsü gibi sesler,
8-Dünyanin manyetik alani,
9-Yerçekimi,
10-Meteoroloji degerlendirilmesi,
11-Uygun rüzgarlar,
12-Yeryüzü sekilleri

Yön algilama

Kuslar, binlerce kilometrelik uçuslari sirasinda, pusula, harita ya da benzeri yön belirleyicilerden yoksun olarak, nasil dogru yönü bulmaktadirlar?...

Bununla ilgili olarak ilk öne sürülen teori, kuslarin yer sekillerini ezberledikleri ve böylece yolu sasirmadan katedebildikleri seklindeydi. Ama yapilan deneyler, bu teorinin yanlis oldugunu göstermistir.

Konuyla ilgili olarak güvercinler üzerinde yapilan bir deneyde, hayvanlarin gözlerine etrafi görmelerini engelleyen donuk lensler takilmistir. Ancak, böylece yeryüzü sekillerini görmeleri engellenmis güvercinler, sürülerinden bir kaç kilometre ötede birakilsalar bile, yine gidecekleri yolu bulabilmislerdir.

Daha sonra yapilan arastirmalarda, dünyanin manyetik alaninin özellikle kus türleri üzerinde etkili oldugu anlasilmistir. Yapilan çesitli çalismalarla, kuslarin yerin manyetik alanindan yararlanarak yönlerini bulmalarini saglayan oldukça gelismis bir "manyereseptör" (manyetik alan algilayicisi) sistemine sahip olduklari ortaya konmustur. Bu sistem sayesinde, kuslar, göç sirasinda dünyanin degisen manyetik alanini hissederek, yönlerini belirlemektedirler. Deneyler, göçmen kuslarin, manyetik alandaki %2'lik bir degisimi bile algiladiklarini göstermistir.

Bazilari, kuslarin vücudunda bir tür pusula oldugunu söyleyerek, konuyu açikladiklarini zannetmektedirler. Ancak, asil büyük soru bu noktadan dogmaktadir.

Soru sudur: Kuslar. nasil olmus da birer "dogal pusula" ile donatilmislardir? Pusulanin, "icad" edilen bir sey oldugunu, insan akli tarafindan yapildigini biliyoruz. Peki insanin bilgi birikimiyle ortaya çikardigi bir aygit olan pusula, kuslarin vücudunda nasil var olmustur? Acaba yillar önce, bir kus türü, yön bulurken dünyanin manyetik alanindan yararlanmanin faydasini düsünmüs ve kendi vücudu için bir "manyereseptör" mü icad etmistir? Yoksa yine yillar önce, bir kus türü "tesadüfen" böyle bir mekanizma ile mi donanmistir? Kuskusuz hayir...

Ne kusun kendisi, ne de bir tesadüf, vücuda son derece gelismis bir pusula ekleyemez. Kusun vücut yapisi, akcigeri, kanatlari, sindirim sistemi vb. gibi, yön bulma yetenekleri de Allah'in kusursuz yaratisinin örnegidir:

"O Allah ki, yaratandir, kusursuzca varedendir, 'sekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlarin tümü O'nu tesbih etmektedir. O azizdir, hakimdir." (Hasr Suresi, 24)

Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuslar, gerçekten Allah'i tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasini ve tesbihini süphesiz bilmistir. Allah, onlarin islediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41)

Yazdýrýlabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Hayvanlar

En Çok Okunan Makaleler

© 2008 Tüm Haklari saklidir.

Sitemizdeki hic bir icerik izin alinmaksizin kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz | Kopyalandigi takdirde YASAL! isleme basvurulur | Destek - Görüs - Öneri - Reklam icin: info@pcsayar.com Adresiyle iletisime gecebilirsiniz  | Panel